Kriz Yönetiminde Nasıl Davranacağınızı Öğrenin

İnsan, hayatın içerisinde çok sayıda iniş- çıkışlar yaşar ve bunlardan bazıları ile kolaylıkla baş edebilirken; bazıları, sınırları zorlar ve baş etme kapasitesi aşılarak, kişinin dinamiklerini ve ruhsal dengesini derinden sarsar. Bu zorlanmalar Zaman zaman birer kriz haline gelir.

Kriz kavramı hem tehlikeyi, tehditi, riski ve kaybı,hem de firsatı, yeniliği, gelişimi ve değişimi barındırır içinde. Kriz, yaşandığı noktada önce bir kaosa ve dengelerin bozulmasına neden olur; günlük yaşamı sekteye uğratır ve genel,işlevsellik düzeyini düşürür. Ancak insanın nasıl baş ettiğine bağlı olarak krizin sonuçlarının ne yönde olacağı şekillenir. Etkin bir krize müdahale ve etkili baş etme yöntemleri ile birey, öncekinden daha yüksek bir işlevsellik düzeyine bile kavuşabilir; yeniden yapılanarak, güçlenerek ve olgunlaşarak kriz durumundan çıkabilir.

Sosyal bir varlık olarak insan, yaşam boyunca hastalık, boşanma, sevilen birinin ölümü gibi çeşitli fırtınalı dönemler yaşar. Bu dönemler günlük yaşamdan kriz olarak ortaya çıkar. Kalp krizi, , hipoglisemik kriz, insan ilişkileri arasındaki krizler gibi pek çok konuda olağan üstü bir durumda,kriz ortaya çıkabilmektedir. Duygusal alanda ise,bir olay ya da duruma bağlı olarak ortaya çıkan, bireyin başa çıkma becerilerini geçici olarak yetersiz kılan, yoğun bir belirsizliğin yaşandığı karmaşık bir dönemi kapsayan bir süreçtir.

Kriz anı, dönüm noktası ya da kesin karardır. Olayları ve kararların değişmesinin sonuçlar yönünden kötü mü yoksa iyimi olacağının belirlendiği bir durumdur. Kriz ayrıca bir meydan okumadır. Öğrenme ve gelişme için bir olanaktır. Eski bilinen iş görme yöntemlerinin başarıyı sağlamada ve yaşamı sürdürme açısından artık yeterli olmadığına ilişkin kişinin yaşadığı subjektif bir deneyimdir.

Kişi yaşamı boyunca çözümlenmesi gereken,çeşitli sorunlarla karşılaşır ve yaşamın günlük sorunlarını çözümlemesi için her zaman kullandığı çözüm yolları yetersiz kalabilir. Bu durumda kişide iç gerilim artar, kaygı belirtileri görülür ve mevcut duygusal denge bozulabilir ve huzursuzluk sonucu uyum bozuklukları ortaya çıkar. Kişi normalde olduğundan daha az aktif olur ve işlevlerinde aksamalar görülür. Böylesi durumlara, kişi büyük korku içindedir ve kendini çaresiz hisseder ve artık hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünür. Bu durumda uzman eşliğinde uygulanan terapötik uygulama da krize müdahaledir.

Kritik bir soruna ilk tepkileri anksiyete, korku, panik, kızgınlık, harekete geçme güdüsü, artan gerilim olarak ortaya çıkabilir. Tüm bu tepkiler,acil nitelikli ve tehdit altındaki kişiyi savaşmaya yada kaçmaya zorlarlar. Kriz sonrası kişi, birkaç saatten, birkaç güne kadar uzun bir sürede şaşkın, depresif, hareket ve karar,yeteneğini yitirmiş durumda olabilir. Üstelik eğer kriz durumu primer olarak bir tehdit şeklinde yaşanıyorsa yüksek oranda anksiyete ile seyreder. Eğer primer olarak kayıp duygusu ile yaşanıyorsa, depresif belirtiler ve yas buna eşlik edecektir. Belli bir süreyle ki bu süre,bireysel farklılıklar gösterir. Bu durum devam eder ve bir çözüme ulaşır, ya da rasyonel olmayan bir davranışa, aşırı yıkıcı davranışlara dönüşür.Krize müdahale iki ana yönde,faaliyet gösterir; bunlardan ilki koruma ve önleme, diğeri ise destek ve iyileştirmedir. Burada hedeflenen; kişinin günlük,hayatına ve işlevselliğine geri dönebilmesini sağlamak, baş etme ve problem çözme becerilerini geliştirerek kaygıyı ve paniği hafifletmek, semptomları azaltmak ve kriz deneyiminden öğrenerek, gelişerek ve güçlenerek çıkabilmelerine destek olabilmektir. Bunu yaparken, en,önemli noktalardan biri krize maruz kalan kişiyi, grubu ya da toplumu bir uzman eşliğinde öncelikle doğru bilgilendirmek ve belirsizlikleri en aza indirgemek yoluyla kaygıyı ve güvensizliği azaltmak olmalıdır. Baş etme ve problem çözme becerilerini geliştirme, esneklik ve yaratıcılık ve kazandırma, destek sistemlerini koordine etme ve harekete geçirme ve de hayatı ve yaşanan krizi,yeniden anlamlandırma ve yapılandırma krize müdahalenin temel işlevleri arasında yer almaktadır.           Koruyucu ve önleyici nitelikte çalışmalar, yatırımlar, gerekli teknik, sosyal ve psikolojik eğitimler ile yaşanacak olası krizlere hazırlıklı olmak ve gerek bireysel gerekse toplumsal boyutta kriz ve afet bilincine,sahip olmak hayati derecede önemli ve bir uzman rehberliğinde bireysel terapi ile bu sorunların üstesinden gelebilecek duygu ve düşüncelerle dolu olması sağlanmalıdır.